Yöntem

Araştırmada, Başbakanlık Osmanlı Arşivinde bulunan yedi adet kilise defteri ile Vital Cuinet’nin Düyun-u Umumiye Meclisi için hazırladığı Anadolu Seyahati İdari Notları’nın yanısıra coğrafi ya da tarihi odağı daha sınırlı bir dizi temel kaynaktan yararlanıldı. Kaynakça için buraya tıklayınız.

Verilerin sınırlandırılması ve sınıflandırılması yapılırken etnik topluluklara öncelik verildi: Bu envanter çalışması halihazırda Süryaniler, Ermeniler, Rumlar ve Yahudiler üzerine yütülüyor; Bulgar, Gürcü, Latin Katolik gibi topluluklara dair bilgiler araştırma sırasında karşılaşıldıkça kayıt edildi, ancak bu aşamada henüz paylaşımı yapılmadı.

“Sahiplik” ve “aidiyet” bu envanter çalışmasında kelimenin dar anlamıyla düşünüldü. İstisnalar ve bu tür bir yaklaşımın ortaya çıkardığı kısıtlamalar göz önünde bulundurulmakla beraber bir yapının bani, sahip ve kullanıcılarının aynı topluluğa mensup olduğu varsayıldı. Gayrimüslim toplumların mülkiyetinde olmayan ya da bu toplumlarca kullanılmamış yapılar, yapı ustalarının kimliği ne olursa olsun bu haritada yer almadı. Benzer şekilde, devşirme malzemenin ya da belirli bir topluma maledilmiş bir yapım tekniğinin kullanımı da, yapıların haritada yer almasına neden olan bir unsur olarak ele alınmadı.

Özellike dini yapılarda mezheplere göre farklılıklar bulunduğundan, Gayrimüslim etnik gruplara odaklı bu envanter çalışmasında mezhep alt sınıflandırması öngörüldü. Rum, Süryani ve Yahudi kültürel mirası ile ilgili mezhep ve inanç farklılıklarına dair bulgular tespit edildikçe kayıt edildi, ancak bu aşamada henüz paylaşımı yapılmadı. Kimi durumlarda bu bilgi, tekil yapıların sekmelerinde yapıya dair verilen bilgilere dahil edildi.

Türkiye’de Yahudi kültürel mirasının iz düşümü için Kudüs kuşatması sonrası Yahudiler’in Akdeniz’e gerçekleştirdiği (ikinci) büyük göçe tekabül eden MS.70 yılı başlangıç olarak kabul edildi. Yapının tarihinde özel bir yeri olduğu düşünülen durumlarda, kullanıcı ya da sahiplerinin Romanyot, Sefarad, Karayit veya Aşkenaz kimliklerine dair bilgiler dahil edildi. İleride, harita kullanıcılarının istek ve önerileri doğrultusunda Yahudi kültürel mirasının bu alt gruplara odaklı daha detaylı bir çalışması yapılabilir.

Süryani envanteri, Süryanilerin Hıristiyanlığı kabul ettikleri varsayılan MS. 37 yılından itibaren coğrafi farklılığa işaret eden "Doğu ve Batı Süryanileri" ve 430-460 yılları arasında Hıristiyanlık içerisinde büyümeye başlayan teolojik tartışmalar sonucu Kilise içi ayrışmanın göstergesi olarak kullanılmaya başlanan "Doğu ve Batı Kiliseleri" ayrışmasını kapsayacak şekilde çalışıldı. Bu topluluklara ait yapılar "Süryani" adı altında kaydedilmekle beraber, 5.yüzyılda baslayan ve 19.yüzyıl sonuna kadar devam eden ayrışmalar ve adlandırma tartışmaları göz önünde bulundurularak, etnik ve mezhepsel detay bilgileri (Yakubi, Süryani Katolik, Süryani Protestan, Keldaniler ve Nasturiler) tekil yapıların ayrıntı sekmelerinde paylaşıldı.

Rum kültürel mirası Cumhuriyet ve Osmanlı dönemleri mirası yanında Bizans dönemini de kapsayacak şekilde düşünüldü. Bizans ayrı bir etnik kategori olarak değil, başlangıcı Doğu Roma İmparatorluğu’nun mekezini resmi olarak ayırıp İstanbul’a taşıdığı ve Hristiyanlığa ayrıcalıklar tanınmaya başlandığı MS. 330 yılı olarak kabul edilen bir tarihi dönem olarak kabul edildi. Rumlardan farklı bir etnik topluluğa ait olduğu bilinen Bizans dönemi yapıları, eğer başka bir etnik topluluğa ait olduğu bilinmediği takdirde “Rum” olarak sınıflandırıldı.

İller yalnızca güncel adları ve sınırları ile temsil edildi. İlçe ve yerleşke/mahalle/köy eski adları için temel kaynak olarak Sevan Nişanyan’ın hazırladığı çevirimiçi Index Anatolicus Türkiye Yerleşim Birimleri Envanteri ile Tahir Sezen’in yazarlığını yaptığı “Osmanlı Yer Adları” adlı Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü yayını kullanıldı. 2004’te çıkan Büyükşehir Belediyesi Kanunu ve bunu takiben 2013’te Büyükşehir Belediyelerinin sayısının 16’dan 29’a yükselmesi ile Büyükşehir kapsamına giren illerin köyler mahalle statüsü, eski “Merkez” ilçelerin yerini bir ya da birkaç yeni tanımlı ilçe almıştır. Bu değişiklikten ayrı olarak il, ilçe ve köylerin coğrafi sınırları tarihi süreçlerde değişime uğramış olabiliyor. Yeri yaklaşık olarak bilinen verilerde yaklaşık olarak yapılan bu eşleştirmeler tarihi bilgilerde belirtildi.

Gayrimüslim kamusal taşınmaz kültürel mirası yapım amacına göre şu ana başlıklar altında tasnif edildi: “hastane,” “kilise,” “manastır,” “mezarlık,” “okul,” “şapel,” “sinagog” ve “yetimhane.” Bu yapı tiplerinden (manastır ve yetimhane gibi) çok işlevli olabilenler, bünyelerinde diğer başlıklardaki işlevleri kapsamakla beraber tek giriş olarak kaydedildi. Ayazma, katedral, bazilika, midraş ve yeşiva gibi işlevin ya da kurumsallığın kapsamına dair daha detaylı bilgi veren kategoriler ayrı birer sınıflandırma kriteri olarak düşünülmeyip, taihsel bilgi olarak, tekil yapıların sekmelerinde not edildi. Bu kategorilerin dışında kalan adak yeri, tapınak, kale, çeşme, fakirhane, huzurevi gibi araştırmanın odağı dışında kalan kamusal yapı tipleri, karşılaşıldıkça kaydedildi, ancak bu aşamada paylaşılmadı.

Definecilik günümüz Türkiyesi’nde kültürel mirasa yönelik en ciddi tehlike unsurlarından biri. Yapıların gerçek coğrafi koordinatları, ulaşım bilgileri, ada, pafta ve parsel numaraları, şu aşamada ancak bu tür bilgiler kamuya mal olmuşsa harita üzerinde paylaşıldı: Hrant Dink Vakfı’nın Kültürel Mirası Koruma Derneği ile beraber Kayseri’de yaptığı, sonuçları Ermeni ve Rum Kültür Varlıklarıyla Kayseri adlı yayında paylaşılmış olan saha araştırmasında edinilen coğrafi koordinat bilgileri ile, halen müze olarak kullanılan ya da Türkiye Ermeni Patrikliği, Rum Vakıfları Derneği, Türk Musevi Cemaati, İstanbul-Ankara Süryani Ortodoks Metropolitliği, Adıyaman Süryani Kadim Metropolitliği ve Deyrülzafaran Manastırı çevirimiçi sitelerinde yer alan yapıların koordinatları harita üzerinde işaretlendi.

Diğer yapıların coğrafi koordinatları yaklaşık olarak atandı; ulaşım bilgilerinin, yalnızca savunuculuk faaliyetleri ve akademik araştırmalar için Hrant Dink Vakfı’na başvuru yapan kullanıcılarla paylaşılması öngörüldü.

Haritada yer alan yapıların, Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlükleri’nce tescillenmiş olup olmadığına dair kapsamlı bir çalışma yürütüldü. Bu amaçla Türkiye'deki Valilikler ve Müzeler tarafından hazırlanan (tam listesine kaynakçadan erişilebilen) İl Kültür Envanterleri, Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü'nün çevirimiçi sayfasında yayımlanan Taşınmaz Kültür Varlıklarının Tesciline İlişkin Koruma Bölge Kurulu Kararları ve Türkiye Kültür Portalı sitesinde yer alan çevirimiçi envanterden yararlanıldı. Bu çalışma sonucunda tescilli yapıların tescil tarihi ve numarası, yapıların harita üzerinde açılan bilgi kutucuklarında gösterildi. Tescil tarihi girişleri yapılırken revizyonlu olan kararlarda geç tarihli revizyonlar esas alındı; tescil karar maddesi ile eğer biliniyorsa ada, pafta ve parsel numaraları ise yapıların ayrıntılı bilgilerini içeren tekil sekmelerde belirtildi.